Karne notu kime aittir?



Adem Güneş
19.6.2017

Karne notu kime aittir?

Çocuğun eğitim sırasında aldığı notların sadece kendisine ait olduğunu düşünmek yanlıştır, zira bir notun oluşmasında 3 temel etkenin rol oynar. 1. Öğretmen yeteneği

2. Anne baba tutumu

3. Eğitim müfredatının gerçekçiliği

Tüm bu bileşenleri yok sayıp karne notunun bütün sorumluluğunu çocuğa yüklemek hem etik değil, hem de problemin gerçek kaynağını görmezden gelmek olur.

* Karne notu aynı zamanda öğretmenin başarı notudur. Öğretmen de bir insandır, onun da güncel yaşama ait bir takım faaliyetleri vardır. Kimi zaman eşi, kimi zaman çocuğu; kimi zaman hastalıkları, kimi zaman eğitim fakültesinde aldığı eğitimin başarısı ya da başarısızlıkları ders anlatımı sırasında mutlak bir etkendir. Canı sıkkın, morali bozuk, kaygılı ve stresli kişilik yapısına sahip bir öğretmenin öğrencisine erişebilmesi düşünülemez. Çocukların karne döneminde aldıkları notların genel ortalaması, öğretmenin eğitim başarısı hakkında bir ipucu verebilir. Okul yönetimi ve öğretmenin kendisi, bu ipucundan yola çıkarak kendisini yenileme, değiştirme gayreti sergilemiyorsa; gelişebilen çocuk merkezli bir eğitim anlayışından söz etmek mümkün değildir.

* Ebeveynler öğretmen değildir. Eğitim her ne kadar bir bilişsel süreç olsa da, aynı zamanda çocuğun duygusal ve sosyal yanları desteklenmediğinde potansiyelin performansa dönüşmesi zordur. Çocuğun okuldaki eğitim faaliyetlerinin yanında; anne baba, anne babalığını bırakıp öğretmen rolüyle evde de eğitici kimliğine bürünüyorsa, bu, çocuğun yararına olan bir eğitim anlayışı değildir. Anne babalar bir eğitimciden daha çok, çocuğun eğitim sırasında yorulmuş zihnini güçlendirmek için duygusal ve sosyal faaliyetlerle çocuğu desteklemelidirler. Çocuğun hem okulda hem de evde öğretmen rolü üstelenmiş yetişkinlerle birlikte olması yanlış olur. Çocuğun aldığı karnede de anne baba kendini de görmeli; ev ortamını çocuğa uygun bir hale getirip getirmediğini, yaşanılabilir bir ev ortamı sunup sunmadığını gözden geçirmelidir. Zira duygusal ve sosyal olarak desteklenmiş çocukların eğitim başarılarının arttığı bilimsel bir gerçektir.

* Müfredat gerçekçi olmalıdır. Her ne kadar öğretmen yetenekli, anne baba çocuğun duygusal ve sosyal yönüne katkı sağlayıcı rol üstelenmiş olsa da; gerçekçi olmayan bir eğitim müfredatından eğitimin güncel yaşama aktarılması başarısı beklemek doğru olmaz. Eğitimin sadece eğitim kurumu içerisinde ezberlenmiş bilgileri değil, o bilgilerin güncel yaşamdaki karşılığını da oluşturması gerekir. Sıkıştırılmış bir müfredat, zaman dengesi gerçekçi kurulmamış bir müfredat, çocuğun yaşına uygun düzenlenmemiş bilgiler, o bilgilerin güncel yaşamla eşleşmemiş olması, öğrenme basamaklarının tamamlanmadan geçilmek zorunda kalınması çocuğun karne notuna direkt tesir eder. Bundandır ki çocuğa dağıtılan karneye önce öğretmen kendi karnesi olarak bakmalı, eğitimin neresinde başarısız olduğunu önce kendisi sorgulamalıdır. Ebeveyn karneye baktığında çocuğa uygun bir yaşam alanı oluşturup oluşturamadığını o karne notunda görmelidir. Eğitim planlamacıları ülke geneli ortalamasına bakarak gerçekçi bir eğitim planı oluşturup oluşturamadığını sorgulamalılar. Elinde taşıdığı karneye bakıp da, bütün bu koca sistemdeki aksaklıkların tek sorumlusu olarak çocuğu görmek, ne etiktir ne de pedagojik gerçektir.

Yazarın 22 Ocak 2016 tarihinde Habertürk sitesinde yayınlanan yazısıdır.



Görüntülenme Sayısı : 283
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. İlk yazan siz olun !